Canlılar Sorununa Giriş
Teoman Duralı tarafından Çar, 11/07/2007 - 17:00 tarihinde gönderildi.
| Ek | Boyut | Ziyaretler | Son indirme |
|---|---|---|---|
| canlilar-sorununa-giris.pdf | 14.85 MB | 0 | Henüz indirilmemiş |
»
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 311 okuma
meçhul yolcu hocam
meçhul yolcu
hocam söleyecek bişey bulamıyorum tek kelimeyle fikirleriniz ve yorumlarınız gerçekten harkülade izinizdeyim. bazı konuları bu kadar açık yüreklilikle ve anlatabilen ve gerçekten bilgiyle dolu düşünen bir beyin bir insan bence mükemmel...
felsefe dili nasıl olmalı?
tam anlamıyla mükemmel bir felsefe dili kullanmış hocamız, okurken kavramların yerli yerine oturduğunu hissedebiliryorsunuz;ayrıca çok cesurca davranarak dilin yani türkçenin sınırlarını zorluyor yeri geldiğinde dilin belirli kuralları çerçevesinde yeni kelimeler türetiyor. sırf bu yönüyle bile okunup edebi bir tad alınabilir. bunun dışında felsefe-bilim meselesi üzerine kuşkusuz ki bizim ekleyecek bir şeyimiz yoktur, kitabın kendisi her şeyi ortaya koyuyor zaten...
"Burada, ele aldığımız konulan yakından tanıyanların, hiç olmazsa, pek yadırgamayacakları bir üslupla, terim dağarı ve kelime haznesiyle iş görmeğe çaba harcadık. Kelime ve terim seçerken, bugün Türkiyedeki 'gözde saplantılar'dan uzak durabilmişsek, ne mutlu bize. Önünde sonunda Türkçenin, mevziî bir dil olmadığı; tam tersine, Büyük Okyanustan Atlas Okyanusuna, Kuzey Buz Denizinden Hint Okyanusuna dek yolculuk etmiş, bu uçsuz bucaksız alanda boy atmış neredeyse bütün kadîm medeniyetlerin meydana getirmiş oldukları değerlerin çoğunu hazmetmiş, bugün de Balkanlardan Kuzey Doğu Sibirya ovalarına dek geniş bir sahaya yayılmış 'cihanşümul' bir dil olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple hangi menşeden gelirse gelsin Türkçeye mâlolmuş bütün dil değerlerini 'velinimet' sayıyoruz. Yalnız, Türkçenin alışılagelmiş haznesinde hazır bulamadığımız; yahut bulup da bildirilmek isteneni gerektiğince ifâde edemediği kanâatma vardığımız; yahut da artık iyiden iyiye anlaşılamaz hâle gelmiş söz, terim, deyim, deyiş, tamlama, işaret ile kısaltma türünden dil değerlerinin yeni meydana getirilmiş ve makul kabul ettiğimiz örneklerine; bunun da sorunu çözmediği durumlardaysa, Türkçe dilbilgisinin kurallarına ve yerleşik dil zevkimize sıkı sıkıya bağlı kalmak şartıyla türetmelere başvurmaktan geri durmadık."*
*s.17,18.