Söyleşiler
Filosof-bilimadamı ve Felsefe-bilime ilişkin mülakat
Teoman Duralı tarafından Salı, 11/12/2007 - 18:16 tarihinde gönderildi.Filozof, içinden çıktığı kültürün değerlerini taşır. O kültürden, o kültürle yolu bulmuş ve biçimlenmiştir. Felsefeciler yahut filozoflar da herkes gibi toplumunun, kültürünün insanıdır. Zaten aksini düşünmemizin imkânı yok. Çünkü kültür bizi belirleyen, meydana getiren içine doğup içinde geliştiğimiz bir olaydır. Fakat filozof kültürünün dar çizgileri, sınırları içinde hapis kalmaz. Filozof olmanın başta gelen şartı, onun kültürünü aşabilmesidir. Filozof herhangi biri değil. O dâhîdir. Dâhîliğinin en belirgin özelliği hayâlgücünün geniş olmasıdır. Filozof, hayâlgücünün genişliği ölçüsünde kültürün çizdiği ufukları aşmar. Felsefeci ile filozof farklı kişilerdir. Filozof, özgün bir yapıyı meydana getiren kimsedir. Elbette bu yapı güneşin altında hiç görülmemiş bir olay değil. Fakat özgün ve yeni ufuklar açan yönler içerir. Filozof, yeni ufuklar açan kişidir. Her durumda içinden çıktığı kültüre yeni kapılar açan biridir. Özgün ve yeni bir ufuk açamayan kişi filozof değil; sâdece yorumcu, yânî Türkcede felsefeci dediğimiz kişidir. Kısacası filozof için yerellikten evrenselliğe yol alan bir yapının müellifi, denilebilir.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 1130 okuma
İnsanı, İnsana Malzeme Kılamazsınız…
Teoman Duralı tarafından Paz, 12/08/2007 - 16:19 tarihinde gönderildi.TEOMAN DURALI, İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, EDEBİYET FAKÜLTESİNDE BİYOLOJİ FELSEFESİ PROFESÖRÜ. DURALI, GENETİK ALANINDAKİ GELİŞMELERİ "ETİK" AÇISINDAN, NPQ TÜRKİYE İÇİN DEĞERLENDİRDİ.
Çağımızın en önemli gelişmesi, atom fiziğinin yanında, biyoloji alanında olmuştur. Ve biyolojideki gelişmelerin en ön sırasında yer alanı ise, moloküler biyolojide kaydedilmiş olan ilerlemelerdir. Moleküler biyoloji ise, moloküler genetik ve moleküler evrim olmak üzere sınıflanabilir. Moleküler genetiğin açtığı yeni ufuklar, bilim açısından büyük merakları gidermeye yönelirken, ahlâk yönünden çok büyük sorunları da beraberinde getirmiştir.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
- 1094 okuma
Felsefe ile edebiyat mukayesesi üzerine
Teoman Duralı tarafından Paz, 12/08/2007 - 13:17 tarihinde gönderildi.Önce şunu belirtmekte fayda var: Edebî olan, bir dilin gelişmişliğini gösterir. Şu halde öncelik edebî dildedir. Dil edebîleşmemişse, güçlü bir edebiyatı taşıyacak duruma gelmemişse, oradan felsefî dile geçilemez. O halde iki dilden bahsedebiliriz. Günlük dil, edebî dil… Gerçi şimdi bütün dillerin gelişmiş olduğunu söyleyenler var. Bir ölçüde bu doğru. İlkel dil yoktur. İlkel dilin ne olduğunu da tasavvur edemiyoruz. Ama bunu, her dil, kendisini kullanan toplumların ihtiyacını karşılayacak kudrettedir manâsında anlamak lâzım. Evet bu manâda ilkel dil yok. Bunu bir tarafa bırakalım. Bir dilin incelmesi, yüksek ifade gücüne ulaşması edebiyatla mümkündür. Edebiyat yoluyla zenginleşen bir dilden felsefe dilini rahatlıkla üretebilirsiniz. Felsefe dili demek aynı zamanda bilim dilidir.
- 1 yorum
- Devamını oku
- 1638 okuma
Doğayla barışacak mıyız, savaşacak mıyız?
Teoman Duralı tarafından Çar, 11/07/2007 - 22:44 tarihinde gönderildi.Doğayı “ehlileştirmek” için ilk adımlar ne zaman atıldı? Biliyoruz ki insanların doğayla uyum içinde yaşadığı tarihi dönemler oldu. Ne oldu da bu hayat tarzı reddedildi? Bu toplantımızda geçmiş, şimdiki durum ve bir gelecek perspektifi çıkarabilir miyiz?
Bu dergi bildiğiniz gibi orijinal NPQ’nun ana konusuna yerli katkı eklenerek hazırlanıyor. Biyoteknoloji alanındaki hızlı gelişmeye orijinal NPQ doğal olarak Amerika’ya özgü paradigmaların içinden bakıyor. Nersinden bakılırsa bakılsın Doğu penceresinin içinde ter alan bir ülkenin insanları olarak onlardan ayrıştığımız ne varsa bu toplantımızda ortaya çıkarmalıyız. Sözü dergimizin yayımlanmaya başladığı 1998 yılından bu yana danışmanlığını yapan Halit Bey’e vermek istiyorum.
- 3 yorum
- Devamını oku
- 419 okuma